4 Nisan 2014 Cuma
Şiirleri
Necip Fazıl Kısakürek şiirleri ilk olarak Yeni Mecmua dergisinde yayınlanmıştır. Yeni Hayat ve Milli Mecmua dergilerinde yayınlanan şiirleriyle iyice tanınmıştır. Ardından Kaldırımlar ve Örümcek Ağı şiir kitapları o dönemin şairleri arasında öne çıkmasına neden olmuştur. 1932 yılında çıkardığı Ben ve Ötesi adlı şiir kitabı da, önceki eserleri gibi ilgi toplamıştır. Kaldırımlar şiirinin ardından, Kaldırımlar şairi olarak anılmaya başlamıştır. Yazar hem şiirleri, hem de oyun yazarlığı yanında, çıkardığı dergiler ve yazdığı yazılarla başlattığı siyasi mücadele ile hakkında çok sayıda dava açılmıştır. Yazdığı eserler, söylediği sözler günümüzde de etkisini sürdüren bir yazardır. 1980 yılında Kültür Bakanlığının büyük ödülünü, 1981 yılında Milli Kültür Vakfı Armağanı olan İman ve İslam Atlası eseriyle fikir dalında, 1982 yılında ise Türk Yazarlar Birliği Üstün Hizmet ödülüne layık görülmüştür. 1980 yılında Türk Edebiyatı Vakfı tarafından Şairlerin Sultanı anlamına gelen "Sultan-üş Şuara" unvanı verilmiştir. Yaşar Nabi kendisini "Bir mısrası Türk Milletini ihya etmeye yeter." diyerek övmüştür.

Necip Fazıl Kısakürek ebedi kişiliği
- Halk şiirlerimizden faydalanan, bunları modern bir anlayışla bizlere kazandıran bir şairdir.
- Moderne Türk şairleri arasında mistik şair olarak tanınır.
- Düz yazılar yazmasına rağmen, daha çok şiirleri ile dikkat çekmiştir.
- Kendi felsefi görüşleriyle, iç alemini eserlerinde etkileyici bir dilde sunmuştur.
- Yazdığı şiirler yanında makale, biyografi, tarih, öykü ve eleştiri türünde eserleri bulunmaktadır.
- Batı, Divan ve halk edebiyatında, Tanzimat döneminde en iyi tanınan yazarlar arasında yer almıştır.
- Kendisi duygu ve düşüncelerini harmanlayıp, sanat kaygısıyla şiir olarak dile getirdiğinden, serbest şiire karşı çıkmış, kafiyeye sığınmayı kabul etmemiştir.
- Şiirlerinde lirizm ağırlıklı konular işlemiştir. Kendisine göre şiir iç ve dış yapısıyla uyum içerisinde olmalıydı.
- O dönemde şiirlerinde duygularını dile getirmesi, benzetmeleri dikkat çekmiştir.
- Tüm şiirlerinde duygularını, ruh halini, düşüncelerini ve sanatını dile getiren sözcükler kullanmıştır.
- Şiirlerinde 1934 yılına kadar kendiyle olan hesaplaşmalarını, korkularını, anılarını ve arayışlarını dile getirmiştir.
- Şiirlerinde dikkat çekici şekilde doğa üstü varlıklara, cinlere, perilere ve hayaletlere yer vermiştir.
- Şiirlerine verdiği Ölüm, Korku, Tecrit gibi yeni, orijinal isimler vererek, ilgi çekmiştir.
- 1934 yılından itibaren toplumla ilgili konulara yer vererek, gençliğin ve toplumun yaşadıklarını anlatmıştır.
- Şiirlerinde Türk toplumun aslına geri dönmesi gerektiği konu almıştır.
- Tiyatro eserlerinde ahlak felsefesini savunmuş, Cinnet Mustatili eserinde hapishanedeki anılarına yer vermiştir.
Necip Fazıl Kısakürek şiirlerinden örnekler
- Anneme
- Akıl
- Aşk ve korku
- Anneciğim
- Akşam
- Aynalar
- Aydınlık
- Bekleyen
- Ayrılık Vakti
- Canım İstanbul
- Beklenen
- Çile
- Geceye Şiir
- Çocuk
- Gurbet
- Feza Pilotu
- Hep Bu Ayak Sesleri
- Kaldırımlar
- Kurtuluş Bestesi
- Uyan Yarim
Necip Fazıl Kısakürek şiir kitapları
- Örümcek Ağı (1925)
- Kaldırımlar (1928)
- Ben ve Ötesi (1932)
- Sonsuzluk Kervanı (1955)
- Çile (1962)
- Şiirlerim (1969)
- Esselam (1973)
- Çile (1974)
- Bu Yağmur
Sözleri
Necip Fazıl KISAKÜREK; 1904 yılında İstanbul' da dünyaya gelen, gazeteci, yazar, şair ve öncü aydın kişiliklerinden birisidir. Yazmış olduğu eserler, söylediği özlü vecizeler günümüzde dahi etkisini sürdürmekte, dillerden dillere dolanmaktadır.

- Benim ayağımın altı da müsait başımın üstü de nerede olacağını sen belirle.
- Sabır çekilen şeyi duymamak değil, ona dayanmayı bilmektir.
- Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.
- Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişir isen; hem yolunu kaybedersin hemde dostlarını.
- Allah ıztırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.
- Evdeki hesabımız bile çarşıya uymuyor iken, ahiretteki hesabımızın vay haline.
- Ey bir aileye bile hükmedemeyen ilerici. Üç kıta yedi denize hükmeden ecdadın mı gerici?
- Dünya güzel olsaydı, doğarken ağlamaz, yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.
- Eğer tadını bilirseniz ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir.
- Ya İslam ile yükselir,ya inkarla çürürsün, bu yol mezarda bitmiyor gittiğinde görürsün.
- Ölüm herkesin başına gelir , ama geç ama erken. Ya kazanırken ya da kazandığını yerken.
- Camiye dikey olarak gel, yatay olarak zaten geleceksin.
- Elindeyse zamana dur geçme diye dayat, bir sigara içmekten daha kısa bu hayat.
- Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiç bir şey bizim değil.
- Yol onun varlık onun, gerisi hep angarya. Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya.
- Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.
- Seni affetmek hayatımın en büyük hatasıydı. Nereden bilebilirdim ki katilini affedersen seni yine öldüreceğini.
- Sevdiğini belli et, gizlemek başkalarına fırsat vermektir.
- Tövbe kapısı açık dediysek, yeni günahlara mı koşman gerek?
- Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı, bir aşka gönül veren o aşkın kapısında yatmalı.
- Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım.
- Kendi kendimizin altında kalmamalıyız ki, cemiyetin üstüne çıkalım.
- Önüne gelenle değil seninle ölüme gelenle beraber ol.
- Yanında olduğum zaman değerimi bilmezsen değerimi bildiğin gün beni yanında bulamazsın.
- Ne hasta bekler sabahı ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar.
- Biz bize gerici diyenlere ancak deh çekmek için gerideyiz.
- Adam olmak cinsiyet meselesi değil şahsiyet meselesidir.
- Kimileri vardır aşkın en yücesine layıktır, kimileri de vardır aşkın en yücesini versen de aşağılıktır.
- Felsefe; çürük cevizlerle dolu bir denizde sağlam cevizi aramaktır.
- Ayağın bir taşa takıldığında "Allah kahretsin" bile dememelisin, dua etmelisin ki taşa takılan bir ayağın var.
- Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
- İnsanlar ikiye ayrılır; vaktini beşe ayıranlar, vaktini boşa ayıranlar.
- Çok sıkıldıysan hayattan bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir, yaşamak güzeldir.
- Ne gelirse başımıza Hak'tandır; fakat geliş sebebi Hak'tan ayrılmaktandır.
- Şimdi Fatih kalksa mezarından ne ben onu tanırım ne o beni tanır. Ama İstanbul'u Bizanslılar almış deyip tekrar savaşır.
- İnsanı olgunlaştıran yaşı değil yaşadıklarıdır.
- Dinde zorlama yoktur, insan özgürdür elbette. İsteyen bu dünyada pişer isteyen ahirette.
- Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi bir yaşam için gayret yok hayret.
- Tanrı sizi korusun, bizi Allah korur.
- İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan kork.
- Biz; ayağı şişene kadar namaz kılan peygamberin, gözleri şişene kadar uyuyan ümmetiyiz.
- Kendini dünyalar kadar değerli zannedenlere kısa bir not; dünya beş para etmiyor.
- Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişi de yoktur.
- Ölüm güzel bir şey budur perde arkasından haber, güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
- Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür.
- İnsanın sevdiğini kaybetmesi dişini kaybetmesi kadar ilginçtir.Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu.
- Ölüm zorların zoru yaşamaksa ondan da zor.
Necip Fazıl Kısakürek Eserleri
Necip Fazıl Kısakürek eserleri, şiirler, romanlar, piyesler ve hikayeler bulunmaktadır. İlk şiir kitabı Örümcek Ağı'ndan sonraki, ikinci şiir kitabı olan Kaldırımlar ile tanınan yazar, 1934 senesine kadar şair olarak bilinmiştir. 1934 yılından sonra büyük bir değişim geçirerek, eserlerinde siyasi bir eylemci olarak tanınmıştır. Nakşibendi Abdülhakim Arvasi ile tanışması, İslami tarafını ortaya çıkarmıştır. Şiirlerinde tasavvufi düşüncenin etkileri görülmüştür. Yaşadığı fikir buhranının ardından, "Tohum" adlı tiyatro eserini yazmıştır. Türklük ve İslamcılık vurgusu yapılan eser, Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenmiştir. Sanat çevresinin ilgisini çeken oyun, halkın ilgisine mazhar olmamıştır. Bu dönemde yazdığı Bir Adam Yaratmak adlı eseri, Türk tiyatrosunun önemli eserleri arasında yer almıştır. Yazarın tiyatro eserleri ve şiirleri yanında, çıkarmış olduğu dergilerdeki yazıları da, siyasi yönden önem taşıyan yazılardı. Bu yüzden hakkında pek çok dava açılmıştır. Yazar Cennet Mustatili adlı eserinde de, hapishanede yaşadıklarına yer vermiştir. Yazıları Son Posta, Yeni İstanbul, Milli Gazete, Tercüman gibi gazetelerde günlük yazılar ve fıkralar yayınlamıştır. Büyük Doğu gazetesinde kendi adı dışında isimlerle yazılar yazmıştır.
Necip Fazıl Kısakürek Eserleri;
- Cennet Mustatili
- Hikayelerim
- Bir Adam Yaratmak
- Kafa Kağıdı
- Çile
- Yunus Emre
- O ve Ben
- At'a Senfoni
- Sahte Kahramanlar
- Tanrı Kulundan Dinlediklerim
- Hazret-i Ali
- Tohum
- İhtilal
- Aynadaki Yalan
- Moskof
- Reis Bey
- Babıali
- Hitabeler
- Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
- Hac
- Nur Harmanı
- Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
- İman ve İslam Atlası
- Dünya Bir İnkilap Bekliyor
- Öfke ve Hiciv
- Başbuğ Velilerden 33
- Konuşmalar
- Sabır Taşı
- Namık Kemal
- Yeniçeri
- Çerçeve 1-2-3-4 sayılabilir.
Necip Fazıl, Türk edebiyatına modern anlayışı kazandıran, lirizme önem veren, eserlerinde duygularını dile getirme tarzı, toplumu yansıtan eserleri, halkı korumacı tavrı, sanata kazandırdığı yenilikçi vasıflarıyla daima Türk edebiyatında yeri olacak bir sanatçıdır. Tasavvuf ve dini düşünceleri nedeniyle eleştirilen Necip Fazıl Kısakürek 25 Mayıs 1983 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Böylelikle Türk edebiyatı büyük ustalarından birini kaybetmiştir. Daima Türk şiiri ve tasavvuf adına büyük bir kişi olarak anılmaya devam edecektir.
Necip Fazıl Kısakürek Edebi Kişiliği
Necip Fazıl Kısakürek edebi kişiliği, hakkında söylenecek oldukça fazla konu vardır. Bunları sıralarsak;

- Modern Türk şiirinde mistik şair olarak bilinir.
- Eserleri arasında düz yazılarda olmasına rağmen, şiirleri ile dikkat çeker.
- Halk şiirimizden yaralanarak, bunlara batılı tarzda modern bir anlayış kazandırmıştır.
- Kullandığı teknikte felsefi görüşlerini, iç alemini etkileyici bir anlatımla dile getirmiştir.
- Şiirin yanında tarih, makale, biyografi, eleştiri ve öykü türlerinde yapıtlar meydana getirmiştir.
- Tanzimat dönemi, Batı edebiyatı, halk edebiyatı ve Divan edebiyatını en iyi bilen sanatçılar arasındadır.
- Duygu ve düşünceleri harmanlayarak şiir olarak, sanat kaygısıyla dillendiren bir sanatçı olduğundan, serbest şiire karşı çıkmıştır. Ona göre kafiyeye sığınma sahtekarlıktır.
- Şiirin iç ve dış yapısının uyum içerisinde olduğunu düşünmektedir. Bu yüzden şairlik yaşamı boyunca lirizm ağırlıklı şiirler yazmıştır.
- Döneminde duygularını dile getiriş tarzı, yaptığı benzetmelerle şiirleri süslemesi dikkat çekmiştir.
- Şiirlerin tamamında sanatını, ruhunu, duygularını ve düşüncelerini yansıtan kelimeler bulunmaktadır.
- 1934 yılına kadar ruhsal durumunu, çocukluk yıllarında yaşadıklarını, korkularını, varlığını, arayışlarını ve kendisiyle olan hesaplaşmalarını anlatan şiirler yazmıştır.
- Şiirlerinde hayaletler, periler, cinler, ayak sesleri gibi doğa üstü varlıklara yer vermiştir.
- Şiirlerini topladığı Çile 'de, Korku, Ölüm, Tecrit ve Ukde adlarıyla şiirlerine yer vermiştir. Bunlar orijinal, yeni, insana haz veren, sanatkar ifadelerdir.
- 1934 yılından sonra toplumu da yansıtan şiirler yazmıştır. Bu şiirlerde toplumun nasıl kandırıldığını, gençliğin durumunu yansıtmıştır.
- İfadesine göre Türk milleti aslını korumalı ve ona geri dönmelidir.
- Yazdığı tiyatro eserlerinde ahlak felsefesinin savunucusu olmuştur. Cinnet Mustatili adındaki eserinde hapishane anılarını yazmıştır.
Necip Fazıl Kısakürek Hayatı
Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904, şiir dünyasında henüz yirmi dört yaşındayken yayımladığı ikinci şiir kitabı olan ‘Kaldırımlar’ ile tanınmaya başlamıştır. 1943-1978 yılları arasında 512 sayısı yayımlanan Büyük Doğu Dergisi yoluyla İslamcı görüşlerini halka duyurmaya başlamıştır ve Büyük Doğu Hareketi’nin de başlangıcını oluşturmuştur. Büyük Doğu Dergisi bugün halen yayın hayatına devam etmektedir.
1904 yılında İstanbul’da Maraşlı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Necip Fazıl Kısakürek ailenin tek çocuğuydu. Henüz dört beş yaşlarında dedesi sayesinde okuma yazma öğrenen Fazıl daha bu yaşlarda tutkulu bir okuyucu haline geldi.
İlköğreniminde yaramazlıkları nedeniyle pek çok farklı okulda eğitim görmek zorunda kalan Necip Fazıl, sonradan çok yakın dost olacağı Peyami Safa’yla Rehber-i İttihat Mektebi’nde tanıştı fakat çok geçmeden bu okuldan da ayrıldı. Kız kardeşi Sema’nın beş yaşında ölümünden sonra annesi vereme yakalanınca ailesi Heybeliada'ya taşındı. İlkokul hayatını da Heybeli Ada’da sonlandırdı.
Sonrasında Bahriye Mektebi’nde öğrenimine devam etti. Oldukça zır kutuplarda yer aldığı Nazım Hikmet Ran ise aynı okulda iki sınıf üstte öğrenciydi. Ahmet Necip, Necip Fazıl ismini bu okulda aldı.İstanbul’un işgali sırasında annesiyle Erzurum’daki dayısının yanına gitmek zorunda kalan Necip Fazıl, bu esnada henüz çok genç yaşta olan babasını kaybetti.
Darülfünun yıllarında gösterdiği başarı sonucu üniversite eğitimini tamamlamış sayıldı ve Paris’e gönderildi. Paris’teyken kumara ilgi duymaya başladı. Bir yılın sonunda bursu kesildi ve yurda dönmek zorunda kaldı.
İstanbul’a dönüşünün ardından 1925’te ilk şiir kitabı olan ‘Örümcek Ağı’ yayımlandı ve böylelikle şiir hayatı başlamış oldu. 1928 yılında ikinci kitabı olan ‘Kaldırımlar’ yayımlandı. Kitap büyük ilgi ve hayranlık toplayınca Necip Fazıl Kısakürek de tanınmaya başlamış oldu.
Aslında 12 yaşında şiir yazmaya başlayan Necip Fazıl’ın ilk kitabı henüz 17 yaşındayken yayınlandı. Bugün şiirleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilere dağıtmış olduğu ders kitaplarında da okutulmaktadır. Şiirin yanı sıra genç yaşta yazdığı tiyatro eserleri de dönemin tiyatrolarında aylarca oynatılıp çok büyük ilgi gördü.
‘Kaldırımlar’ şiiri onu çok genç yaşta ünlü yaptı. Sonrasında daha otuz yaşına basmadan önce 1932 yılında yayımladığı ‘Ben ve Ötesi’yle de okuyucu ve büyük bir hayran kitlesi toplamayı sürdürdü. Hayranları tarafından ‘Üstad’ unvanı verildi ve ismi artık ‘Üstad Necip Fazıl Kısakürek’ olarak geçmeye başladı.
Şöhretinin zirvesinde iken Paris’te de okumuş olduğu felsefe bölümünün etkisiyle felsefi arayışlarını sürdürürken 1934 yılında bir Nakşibendi olan Abdulhakim Arvasi ile tanıştı ve bu sayede hayatında ve şiirlerinde İslami kimliği ön plana çıkmaya başladı. Üstün bir ahlak felsefesini savunduğu tiyatro eserlerini ve şiirlerini birbiri ardına kaleme aldı. Özellikle ‘Bir Adam Yaratmak’ olmak üzere, birçok tiyatro eseri takipçileri tarafından büyük ilgi gördü. ‘Bir Adam Yaratmak’ bugün bile Türk tiyatrosunun en önemli ve en değerli oyunlarından biridir.
Aynı zamanda hemen hemen bütün şiirlerinin de içinde bulunduğu ve 512 sayısı yayımlanan Büyük Doğu Dergisi karşıt kesim tarafından eleştirilerek sık sık toplatılmış, zaman zaman da dergi kapatılmıştır. Bu sıralarda Necip Fazıl boş durmamış, birçok dergi ve gazete üzerinden eserlerini yayınlamaya devam etmiştir.
Din ve tasavvuf ağırlıklı düşünceleri yüzünden yaşadığı dönem ve sonrasında da sık sık eleştirilen Necip Fazıl 25 Mayıs 1983’te, İstanbul’da hayata gözlerini yumduğunda, Türk şiiri büyük bir ustasını daha kaybetmiştir. Necip Fazıl, Türk şiiri ve tasavvuf için her zaman büyük bir isim olarak kalacaktır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







