Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904, şiir dünyasında henüz yirmi dört yaşındayken yayımladığı ikinci şiir kitabı olan ‘Kaldırımlar’ ile tanınmaya başlamıştır. 1943-1978 yılları arasında 512 sayısı yayımlanan Büyük Doğu Dergisi yoluyla İslamcı görüşlerini halka duyurmaya başlamıştır ve Büyük Doğu Hareketi’nin de başlangıcını oluşturmuştur. Büyük Doğu Dergisi bugün halen yayın hayatına devam etmektedir.
1904 yılında İstanbul’da Maraşlı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Necip Fazıl Kısakürek ailenin tek çocuğuydu. Henüz dört beş yaşlarında dedesi sayesinde okuma yazma öğrenen Fazıl daha bu yaşlarda tutkulu bir okuyucu haline geldi.
İlköğreniminde yaramazlıkları nedeniyle pek çok farklı okulda eğitim görmek zorunda kalan Necip Fazıl, sonradan çok yakın dost olacağı Peyami Safa’yla Rehber-i İttihat Mektebi’nde tanıştı fakat çok geçmeden bu okuldan da ayrıldı. Kız kardeşi Sema’nın beş yaşında ölümünden sonra annesi vereme yakalanınca ailesi Heybeliada'ya taşındı. İlkokul hayatını da Heybeli Ada’da sonlandırdı.
Sonrasında Bahriye Mektebi’nde öğrenimine devam etti. Oldukça zır kutuplarda yer aldığı Nazım Hikmet Ran ise aynı okulda iki sınıf üstte öğrenciydi. Ahmet Necip, Necip Fazıl ismini bu okulda aldı.İstanbul’un işgali sırasında annesiyle Erzurum’daki dayısının yanına gitmek zorunda kalan Necip Fazıl, bu esnada henüz çok genç yaşta olan babasını kaybetti.
Darülfünun yıllarında gösterdiği başarı sonucu üniversite eğitimini tamamlamış sayıldı ve Paris’e gönderildi. Paris’teyken kumara ilgi duymaya başladı. Bir yılın sonunda bursu kesildi ve yurda dönmek zorunda kaldı.
İstanbul’a dönüşünün ardından 1925’te ilk şiir kitabı olan ‘Örümcek Ağı’ yayımlandı ve böylelikle şiir hayatı başlamış oldu. 1928 yılında ikinci kitabı olan ‘Kaldırımlar’ yayımlandı. Kitap büyük ilgi ve hayranlık toplayınca Necip Fazıl Kısakürek de tanınmaya başlamış oldu.
Aslında 12 yaşında şiir yazmaya başlayan Necip Fazıl’ın ilk kitabı henüz 17 yaşındayken yayınlandı. Bugün şiirleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilere dağıtmış olduğu ders kitaplarında da okutulmaktadır. Şiirin yanı sıra genç yaşta yazdığı tiyatro eserleri de dönemin tiyatrolarında aylarca oynatılıp çok büyük ilgi gördü.
‘Kaldırımlar’ şiiri onu çok genç yaşta ünlü yaptı. Sonrasında daha otuz yaşına basmadan önce 1932 yılında yayımladığı ‘Ben ve Ötesi’yle de okuyucu ve büyük bir hayran kitlesi toplamayı sürdürdü. Hayranları tarafından ‘Üstad’ unvanı verildi ve ismi artık ‘Üstad Necip Fazıl Kısakürek’ olarak geçmeye başladı.
Şöhretinin zirvesinde iken Paris’te de okumuş olduğu felsefe bölümünün etkisiyle felsefi arayışlarını sürdürürken 1934 yılında bir Nakşibendi olan Abdulhakim Arvasi ile tanıştı ve bu sayede hayatında ve şiirlerinde İslami kimliği ön plana çıkmaya başladı. Üstün bir ahlak felsefesini savunduğu tiyatro eserlerini ve şiirlerini birbiri ardına kaleme aldı. Özellikle ‘Bir Adam Yaratmak’ olmak üzere, birçok tiyatro eseri takipçileri tarafından büyük ilgi gördü. ‘Bir Adam Yaratmak’ bugün bile Türk tiyatrosunun en önemli ve en değerli oyunlarından biridir.
Aynı zamanda hemen hemen bütün şiirlerinin de içinde bulunduğu ve 512 sayısı yayımlanan Büyük Doğu Dergisi karşıt kesim tarafından eleştirilerek sık sık toplatılmış, zaman zaman da dergi kapatılmıştır. Bu sıralarda Necip Fazıl boş durmamış, birçok dergi ve gazete üzerinden eserlerini yayınlamaya devam etmiştir.
Din ve tasavvuf ağırlıklı düşünceleri yüzünden yaşadığı dönem ve sonrasında da sık sık eleştirilen Necip Fazıl 25 Mayıs 1983’te, İstanbul’da hayata gözlerini yumduğunda, Türk şiiri büyük bir ustasını daha kaybetmiştir. Necip Fazıl, Türk şiiri ve tasavvuf için her zaman büyük bir isim olarak kalacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder